Ç A T I S I Z  O K U L
e ğ i t i m   y a z ı l a r ı

Erol Erdoğan

 

Viyana’da eğitim ve olandan hayır çıkarmak

 

29 Nisan Cuma akşamından 2 Mayıs Pazartesi akşamına kadar Viyana’daydık. Yoğun, yorucu aynı zamanda zevkli bir gezi oldu. Eğitim, iş, siyaset, basın ve sivil kuruluş alanlarında hizmet veren 60’a yakın kişi ile Stephansdom, Kaertnerstrasse, Leopoldsberg, Kahlenberg, Schönbrunn ve daha bir çok yeri gezdik.

Geziyi, ÖNDER (İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği) ile WONDER beraber koordine etti. WONDER, Viyana’da okuyan öğrenciler tarafından kurulmuş bir dernek. WONDER’in Almanca açılımı “Verein zur Unterstützung von Internationalen Studenten und Studentenaktivitäten“ şeklinde yazılıyor, Türkçe ise “Uluslararası Öğrencileri ve Öğrenci Aktivitelerini Destekleme Derneği” anlamına geliyor.

Şehri gezmenin dışında orada okuyan yüzlerce üniversiteli öğrenci ile değişik etkinliklerde beraber olduk. Üç gün boyunca toplantıda, gezide, yürüyüşte, yemekte onları dinledik, duygularımızı paylaştık, önerilerimizi aktardık. En keyifli anlardan biri de Viyana Üniversitesi Siyaset Bilimi’nden mezun olan Hatice ÇOLAK’ın mezuniyet töreni idi. ÇOLAK Bursa İHL mezunu. Okulunu üç yılda tamamlamış. Şimdi de aynı bölümde doktora yapıyor. 2 Mayıs Pazartesi günü uçağa binmeden sadece yarım saat önce mezuniyet törenine katılarak onun ve arkadaşlarının sevinçlerine ortak olduk. Gururlandık ve ümitlendik.

Avusturya genelinde 4 bine yakın üniversiteli Türk öğrenci, Tıp, Hukuk, Bilgisayar, Siyaset, Tarih, Matematik, Mimarlık, İşletme, İletişim gibi çok sayıda bölümde eğitim görüyor. 4 bin öğrenciden yaklaşık 500’nün eğitimine WONDER yardımcı olurken diğerleri de eğitim alanında faaliyet gösteren değişik dernek, vakıf, enstitü gibi organizasyonlarca destekleniyor.

“Her işte bir hayır vardır” veya “olanda hayır vardır” sözü, genelde çok hoşlanılmayan bir durum karşısında, yaratıcıya olan tevekkülü ve kısmen de niyazı belirtmek için söylenir. Viyana’da gördüklerim bana bu sözü hatırlattı. Sözü az değiştirerek orada da paylaştım: “Olandan bir hayır çıkarmak lazım”. Yurtdışına eğitim amacı ile gidenlerin önemli bir kısmının serüveninde buna şahit oluyoruz. Tıp okuyan Ayşegül ARAR’ın dediği gibi, “Hedefler güzel olunca, Allah insanı daha gizemli, daha özel noktalara çekiyor”.

Viyana’da edindiğim bazı bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. Öğrenciler evlerde veya yurtta kalıyorlar. Çok sayıda üniversitenin değişik bölümlerinde eğitimlerine devam ederken okul dışında da kendilerini takviye edici çalışmalara katılıyorlar. Bunların başında dil eğitimi, bilimsel seminerler ve kulüp çalışmaları geliyor. Ayrıca kurdukları sektörel derneklerle sosyal hayata katılıyor ve diplomatik ilişkiler geliştiriyorlar. Kurdukları web sitesi ve yayınladıkları dergilerle kendilerini tanıtmanın yanında kültürel, sanatsal ve akademik yeteneklerini geliştiriyorlar. Öğrenciler sadece Avusturya’yı tanımakla kalmıyorlar, gezi programları ile Avrupa ülkelerini daha yakından tanıyorlar. Hatta yeni yapılandırdıkları karz-ı hasen çalışması ile de ufak çaplı ekonomik sorunlarını çözüyorlar.

Öğrenciler yurtdışında olmanın getirdiği zorlukları aşmış olsalar da, onları mezuniyet sonrası yeni zorluklar bekliyor. Bu noktada yeni rehberliklere ve projelere ihtiyaç duyulacaktır. Viyana’da kendi kurdukları derneklerin yanı sıra Türkiye’deki sektörel kuruluşların bu konuda yapabilecekleri çok şey var. Özellikle sanayi ve ticaret odalarının bir proje mantığında konuya yaklaşması gerekir. Sözgelimi İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul kökenli olup orada okuyan ve mezun olmaya yakın öğrencilerle ilgili rehberlik ve aracılık görevini üstlenebilir. Bunu diğer illerin meslek odaları da aynı şekilde planlayabilir.

WONDER’in yaptığı eğitim organizasyonu, beş altı yıl önce zorunluluktan ve mağduriyetten ortaya çıkmış da olsa, artık bir proje ve model olma niteliğine sahip. Bu sebeple, eğitim için yurtdışı arayışını ortaya çıkaran zorunluluk ortadan kalksa bile, organizasyonlar devam etmelidir. Hatta ortaya çıkan organizasyon modelleme yapılarak çoğaltılmalı ve diğer ülkelere yayılmalıdır.

 

Üç Soru - Üç Cevap

 

“Çocuğumuza, Gökyüzünü Anlatabilmenin En İyi Zamanı, Yaz Geceleridir”

 

Filiz BEDİRBOR, İstanbul Sefaköy’de bir anaokulu yöneticisi. Yıllardır çocuk eğitimi ile uğraşıyor. Çocukları çok seviyor, işini severek yapıyor. Onlara yeni bir şey öğrettikçe ve güzel bir alışkanlık kazandırdıkça mutlu oluyor. BEDİRBOR ile bu zor ve zevkli işi konuştuk; üç soru sorduk, üç cevap aldık.

Bahar gelince, çocuklarla ilgilenmek daha mı zorlaşıyor, yoksa iş biraz daha keyfe mi dönüşüyor?

Havanın güzelliği çocuklardaki coşkuyu arttırıyor. Bizler de onlara, bu enerjiyi olumlu yönde harcayacakları etkinlikler hazırlıyoruz. Bahar ve yaz aylarında çocuklar daha olumlu ruh haline bürünüyorlar. Bu da bizim için çoğu zaman daha fazla keyif, daha fazla çaba anlamına geliyor.

Çocukların toprağı, ağacı, çiçeği, böceği tanıması için bahar ve yaz ayları iyi bir dönem mi?

Kesinlikle evet. Bire bir, yaşayarak, dokunarak, hissederek, deneyerek ve gözlemleyerek öğreniyorlar. Bu ise, kalıcı bir öğrenme şekli. Bahar ve yaz ayları bizim için iyi bir fırsat. Bu dönemler, aileler için de güzel bir dönem. Günübirlik piknik ve kır etkinliklerinde veya köylerine gittiklerinde çocukları ile bahçeleri, ovaları, ormanları biraz da bu amaçla gezmeliler.

Çocuklara gökyüzünü, ayı, yıldızları, gezegenleri nasıl tanıtıyorsunuz?

Önce uzayı anlatıyoruz. Sonra gezegenleri, güneşi, ayı, yıldızı ve diğerlerini. Bazen cd’lerle, hikayelerle, haritalarla bilgileri daha derin kavratmaya çalışıyoruz. Aslında yaz geceleri çocuklara gökyüzünü anlatabilmek için en iyi zamanlar bence. Bu ise annelere, babalara düşüyor. Aile büyükleri, geceleri gökyüzünü çocukları ile beraberce seyrederek onlara anlatabilirler. Balkonda otururken, gece yürüyüşlerinde veya araçlı uzun gece yolculuklarında bunu daha iyi başarabilirler.

 

Eğitim Sepeti

 

*Bakanlıktan Öğrenci Olayları İçin Katlı Çözüm: MEB, yayınladığı bir genelge ile ilköğretim çağındaki öğrenciler arasında son günlerde sıkça görülmeye başlanan şiddet olayları üzerine, okullarda fiziki mekan ayrımına gitme kararı aldı. Buna göre, 1-4’üncü sınıf öğrencilerinin dersliklerinin özellikle zemin ve birinci kat olmak üzere aynı katlarda; 5-8’inci sınıf dersliklerinin ise diğer katlarda olması istendi.

* AÇEV’den “7 Çok Geç”

t-shirt projesi: Erken çocukluk ve yetişkin eğitimi konusunda çalışmalar yapan Anne Çocuk Eğitim Vakfı'na (AÇEV) kaynak oluşturmak amacıyla başlatılan “7 Çok Geç” kampanyası çerçevesinde hazırlanan özel t-shirtler mağazalarda satışa sunuluyor. AÇEV bu sebeple, bugün yani 5 Mayıs 2005, Perşembe günü tasarımcıların da katılımıyla, G-Mall içinde yer alan G-Cafe’de bir tanıtım kokteyli düzenliyor. Kokteylin saati; 17:00 – 19:00.

*Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetlerinin Yaygınlaştırılması Çalıştayları: YÖRET Vakfı’nın yılda bir kez düzenlediği üniversitelerarası toplantıların onuncusu 3-4 Haziran 2005 tarihlerinde, İstanbul Yeditepe Üniversitesi’nde yapılacak. “Üniversitelerde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetlerinin Yaygınlaştırılması” amacıyla düzenlenecek toplantıya, sunum yapmak veya bildirileri takip etmek amacı ile katılmak isteyenler, detaylı bilgilere ve katılım formuna www.yoret.org.tr adresinden ulaşabilir.

* Türkiye'de Ermenilerin Eğitim Hayatı konulu seminer: Seminer, Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Arus Yumul tarafından 7 Mayıs 2005 Cumartesi Saat: 11.00-13.00 saatleri arasında Ensar Vakfı Değerler Eğitimi Merkezi’nde verilecek. Adres: Süleymaniye Cad. No: 11.

*Bir Bahar Akşamı: MEB Müsteşarı Nejat Birinci, yayınladığı 2005/30 no’lu genelge ile, tüm okullarda “Bir Bahar Akşamı” ismi ile şiir programları düzenlenmesini istedi. Şiir programları bu yıl başlatılacak ve her yıl devam edecek.

*Dindersi.com: Özellikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerine yönelik hazırlanmış bir site. Sitede, planlar, ders notları, çizelgeler gibi öğretmenlerin işine yarayacak çok sayıda hazır doküman var.

* E-tembel.com: Ödev ve soru arşivi noktasında yardımcı olmak için hazırlanmış bir site. Hedef kitlesi tüm yaş gruplarının tembelleri.

 

ÇATISIZ CÜMLE

"O kadar sınav var ki, alfabede harf kalmadı. Yeni bir sınav daha ilave olsa ne olur ki. ÖSYM’ye yeni sınav önerim var. Sınavın kısa adı:DBBS olsun.. Yani, Doğacak Bebekleri Belirleme Sınavı. Kazanamayan bebekler, sonraki sınavı beklesin."

e-mail: catisizokul@bengisu.net